Av ve Avcı - Tembeller ve tembel zekalılar hep yem oluyor.

Yusuf DÜLGER
Hayvan ve insanların hayatına bakınca dünyanın bir tür “av-avcı düzeneği” olduğunu görürüz. Nereye bakarsak bakalım, bir avlanan (yem olan), bir de  avlayan (yiyen) var. Tembeller ve tembel zekalılar hep yem oluyor.

Normalde avcıların avın arkasından gitmeleri, avların avcılardan kaçmaları gerekiyor ama tersi oluyor. Eğer hayvanlar ve insanlar hayattan ders çıkarsalardı, avcının peşine gitmezler, avcıya yem olmazlardı.

Olta ile balık avlayan birisini düşünün. Balıklar çengeldeki solucan veya gıda parçasını yemek için yakalanırlar. Eskiden sepet ile kuş avı yapılırdı. Kışın acıkan kuşlar sepetin içine konan hububat için sepete girip av olurlardı.

Av olma hayvanlar kadar insanların hayatında da var. Diyebiliriz ki, insanların av olması hayvanlardan daha çok.

Hayvanlar yalnızca karınlarını doyurmak için uğraşırlar. Hayvanlarda lüks yaşama, inanma, değer oluşturma gibi özellikler yok. İnsanlarda doymanın yanında birde lüks yaşama, inanma, değer oluşturma var. Yani insanın av olmasını sağlayan faktörler çok. Lüks, şöhret, inanç gibi değerlerin her birisi insanların insanlar tarafından avlanmasına birer nedendir.

Mide düşkünleri utanmadan zenginlerin sofrasına üşüşüyorlar. Makam-mevki hastaları ümeranın köpek sürüsü oldu çıktı. İnanç ve ameli bozuk münafıklar, “manevi otorite” sanılan mahlukları ilahlaştırıyorlar. Ne insanlık kaldı, ne değer. İnsanlıktan çıkmış milyonlarca delikanlı, yetişkin kız, olgun erkek ve kadın birer balık, birer serçe, birer tavşan olmuşlar, avcıların kova ve sepetlerinde kızarmayı bekliyorlar.

Burada, av olmak istemeyenlere düşen görev:  “İnsan” kalmaktır. İnsan olarak kalmak için ne avcı olacağız, ne av olacağız. İnsanın av/yem olma zorunluluğu yok. İnsanın, ayaklar altına alınan onurunu yerden kaldırmak gibi bir misyonu var.

Avcının peşinden gitme tuhaflığı Türkiye ve Doğu ülkelerinde çok fazladır. Türkiye’den bir örnek vereyim. İstihsal ve istihdam merkezleri (şeker fabrikaları vb) satılıyor, avlar/üretici ve işçiler kendilerini aç bırakanlara av olmayı sürdürüyorlar. Demek üretim ve onurun bittiği yerlerde insan avcılığı kolaylaşıyor. Bugün Türkiye’de milyonlarca insanın 300-500 kadar insan avcısının kovasında yahut sepetinde çırpınıyor olması bundandır.

“Karnım doyuyor ya, hamdolsun..” “Başımı sokacak bir odam var ya, yeter.. ” anlayışları saflıktır. Senin karnın oltanın ucundaki solucanlarla doyuyor. Başını soktuğun odanın kuş sepetinden farkı yok. Uygar insan, iyi yurttaş olmak için sadaka teknesini parçalamak lazım. Firavunların saraylarını yıkmadan huzur bulunmaz. Ruhbanların büyüsü bozulmadan ayık gezilmez.

Gönderen Yönetici . Siz Bu Kayıt İçin Herhangi Bir Yanıt Takip Edebilirsiniz RSS 2.0 Yasal Uyarı: Yayınlanan/haberin Tüm Hakları Tarafsız Haber ve Matbaacılık A.Ş'ye Aittir.Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Köşe Yazısı/Haberin Tamamı Özel İzin Alınmadan Kullanılamaz. Ancak Alıntılanan Köşe YazısıHaberin Bir Bölümü, Alıntılanan Habere Aktif Bağlantı Verilerek Kullanılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın;

Yazı Linki:
Site kodu:
Forum kodu:

Güncel Döviz Fiyatları

Köşe Yazıları

Haftalık E-bülten üyeliği için aşağıdaki alana E-posta adresinizi yazın

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tarafsız Habere aittir. Alıntı yapılsa bile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2007 - 2018 Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. CRM Bilişim Group..