CHP AKP’NİN BANYOSU MUDUR?

AKP ve AKP’nin Başı bağırıyor;
“Kılıçdaroğlu Türkiye’yi yabancılara şikayet ediyor. Ekmeğini yediği ülkeye ihanet ediyor(!)”
Bak sen?? Ekmeğini yediği ülkeye ihanet ediyor öyle mi?
Hatırlatalım mı?
-“Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaati iyidir” diyerek Brüksel’in kollarına sığınan AKP değil miydi?
ABD’de kürsüye çıkarak;
AKP’nin başı 2004 yılında Almanya’da Schröder’e;
“Benim maaşım yetmiyor. Siz ne kadar maaş alıyorsunuz?” Diye sordu.
Yetmedi;
Ömer Çelik, 2013 yılında Moskova'da iken bir çağrı yapmış ve;
 -“Geçmişte yapılan bazı yanlışlıklar yüzünden ülkemizi terk etmiş Hıristiyan ve Yahudiler var. Hepsine ‘Ülkenize geri dönebilirsiniz’ diyoruz.” Demiştir.
Erdoğan Başbakan iken;
- “Yıllarca bu ülkede bir şeyler yapıldı. Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Acaba kazandık mı? Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi.” diye konuştu.
Yunan basını, bu sözleri “tarihi itiraf” başlığı ile yayınlamıştır.
 24.01.2012 tarihinde, Hollanda’dan Fatma Aktaş’tan bir ileti aldım. İletide bir açıklama vardı. Açıklamada;
-“Erdoğan ve Gül'ün Arie Oostlander’den ricasi:
‘Önce askeri bitireceğiz. Sonra Atatürk’ü. Siz bu konuda bize yardımcı olacaksınız.’
Bu sözler, eski Avrupa Birliği Türkiye raportörü Hollandalı parlamenter Arie Oostlander tarafından, komisyon toplantısında, bize bilgi olarak iletildi. Yukarıdaki bu sözlerin, Mastricht zirvesinde Tayyip ve Gül'ün ricası olarak kendisine söylendiğini belirtti. Ermeni meselesinde de aynı şeyi söylediklerini ve durumu kendilerinin idare ederek, yardımcı olacaklarını belirttiklerini söyledi. Bu bakımdan, Fransa'daki karar(Ermeni soykırım yalanıyla ilgili alınan karardan bahsediyor), AKP hükümeti ile Fransızlar arasında danışıklı dövüştür. Bu konuda bir şey olacağını bu hükümetten beklemeyin, yoksa yanılırsınız.”
Bir de Erdoğan’ın 04 Kasım 2002 tarihinde ABD Savunma Bakan Vekili Wolfowitz’e yazdığı ve o dönem haber olan bir mektup var. O mektupta;
-“Değerli Dr. Wolfowitz,
Ülkelerimiz arasındaki tarihsel ortaklık ve dostluğun gelecekte de sürmesi ümidimi paylaşmak için, bu mesajımı ortak dostlar aracılığıyla doğrudan size ulaştırmak isterim.
Seçim sonuçlarının bizim genelkurmay saflarında biraz rahatsızlık yaratmış olabileceğinden, resmî konumunuz gereği, hiç kuşkusuz haberdarsınızdır. Bilmenizi isterim ki, onların Türkiye'nin müreffeh, seküler (çağdaş) ve birinci dünya topluluğunun güvenilir bir üyesi olması ümitlerini partim ve ben de paylaşıyoruz. Ve geçmişte hiç olmadığı kadar birleşmiş olan ülkemizin çıkarları için en iyisi olacak şekilde birlikte çalışabileceğimiz kanaatindeyim.
Bu amaçla, Org. Özkök ile mümkün olduğu kadar kısa sürede mahrem, özel bir toplantı yapabilmeyi ümit ediyorum. Özel cep numaram şudur: 0533 7…
Bu yardım ve ülkeme geçmişte gösterdiğiniz dostluk için çok teşekkürler.
Sizinle kişisel olarak görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.”
-Yılmaz Polat’ın tanımıyla, “CİA’nın pençesinde yapılan açılım”, bir İngiliz gözetmen eşliğinde Oslo’da PKK ile yapılan ihanet görüşmeleri tarihe kaydedildi.
Tarihe not düşmeye devam edelim:
-Afyon’un AKP’li Belediye Başkanı Çoban, Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’yu kan gölüne çeviren işgalci Yunan askerlerini şehit ilan ederek, onlar için anıt yaptıracağını söylemiştir. Tepkiler üzerine amacına ulaşamamıştır.
Ve tabii, en vahimi de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanı olan bir insanın, Ortadoğu’da, Türkiye dahil, 22 ülkenin bölünme projesi olan BOP Eş Başkanlığını kabul etmesidir. Yani;
Yabancı bir ülkenin projesinde, kendi ülke çıkarlarına ters, hatta kendi ülkesini bölecek bir projede Eş Başkanlığı kabul etmesidir. Bugüne kadar da BOP Eş Başkanlığından feragat ettiğini söylememiştir.
Şimdi;

CHP’yi hamam, Kılıçdaroğlu’nu tellak yerine koyup, işledikleri suçları, kirli maziyi CHP üzerinden yıkamaya çalışma uyanıklığı.

Bu kir CHP üzerinden aklanmaz. YIKANMAZ!!.
Tarih bu gerçekleri yazar.
Ahmet’in suçu Mehmet’in işlediği suç üzerinden temizlenmez.
Türkiye Türkiye olalı böyle bir beyin yıkama taktiği görmedi. Bu yöntem çok tanıdık geliyor.
Hitler'in propaganda tekniklerinden bazı hatırlatmalar yapalım;
“- Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.
- Asla kendinden başka bir seçeneğe hareket alanı bırakma.
- Asla kabahat üstlenme.
- Sadece bir rakibine odaklan ve kötü giden herşeyi onun üzerine yık.
- Hatalı olduğunu veya yanlış yaptığını asla kabul etme.
- Bir yalanı yeteri kadar sıklıkla tekrarlarsan, halk eninde sonunda ona inanır.
- Halkı her zaman ateşle. Asla soğumasına izin verme.”
Deccal ORTAYA ÇIKTI DA, BİZİM HABERİMİZ YOK MU ACABA?

Zahide UÇAR

Gönderen Yönetici . Siz Bu Kayıt İçin Herhangi Bir Yanıt Takip Edebilirsiniz RSS 2.0 Yasal Uyarı: Yayınlanan/haberin Tüm Hakları Tarafsız Haber ve Matbaacılık A.Ş'ye Aittir.Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Köşe Yazısı/Haberin Tamamı Özel İzin Alınmadan Kullanılamaz. Ancak Alıntılanan Köşe YazısıHaberin Bir Bölümü, Alıntılanan Habere Aktif Bağlantı Verilerek Kullanılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın;

Yazı Linki:
Site kodu:
Forum kodu:

Güncel Döviz Fiyatları

Köşe Yazıları

Haftalık E-bülten üyeliği için aşağıdaki alana E-posta adresinizi yazın

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tarafsız Habere aittir. Alıntı yapılsa bile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2007 - 2018 Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. CRM Bilişim Group..