Irak'ı ve Suriye'yi bölen emperyalizm Kıbrıs'ı neden birleştirmek istiyor

Türkiye’nin dış politikada Kuzey Irak, Suriye ve Katar’daki gelişmelere odaklandığı bir süreçte Kıbrıs’tan gelen haberler, bu cephede de gidişatın iyi olmadığını gösteriyor.

Oysa tüm bunlar, emperyalizmin önümüze koyduğu paket programın bir parçası. Ve birinde direnemezsek, hiçbirinde direnemeyiz. Hepsini bir bütün olarak, bölgedeki enerji denklemi, emperyalizmin gereksinimleri, Ortadoğu jeopolitiği bağlamında ele almak gerekiyor. Malum; Kıbrıs’la ilgili ikinci konferans, 28 Haziran’da İsviçre’nin Cenevre kentinde, Birleşmiş Milletler himayesinde yapılacak. Konferansa, adadaki iki tarafın yanı sıra, üç garantör devlet de (Türkiye, Yunanistan, İngiltere) katılacak. Avrupa Birliği (AB) ise gözlemci sıfatıyla hazır bulunacak...

Şimdi tespit, teşhis, tahlil ve tahminlerimizi sıralayalım...
1) Kendimizi kandırmayalım; AB, müzakerelerde gözlemci olarak değil, Rum – Yunan tarafının destekçisi olarak hazır olacaktır. Türk tarafına da baskı yapmaya çalışacaktır. Çünkü AB; üyeleri olan Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden yana taraftır. Tarafsız gözlemci olamaz. Güney Kıbrıs’ı, tüm adayı temsilen ve Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla, antlaşmaları çiğneyerek, hem de Annan Planı’na yüzde 75 hayır dediği halde, üye yapan AB’nin ta kendisidir.

2) Rum – Yunan tarafı, adadaki Türk Barış Gücü’nün çekilmesini ön koşul sayıyor. Ege Denizi’ndeki 18 adamızın Yunanistan tarafından işgal edilmesine itiraz etmeyen Türkiye’nin, bu konuda da geri adım atabileceğini düşünüyor. İşgal altındaki adalar konusunda tek başına bir ordu gibi çalışan Milli Savunma Bakanlığı Eski Genel Sekreteri Ümit Yalım olmasa, işgal altındaki adaların gündeme gelmeyeceğini biliyor.

3) Federasyonların, hatta ulus devletlerin çöktüğü, emperyalizmin saldırılarıyla çökertildiği; ittifakların çatırdadığı; İngiltere’nin AB’den ayrıldığı; İspanya ve Belçika’nın bütünlüğünün tartışıldığı bir dönemde, adadaki iki ayrı halkı, iki ayrı ve egemen devleti birleştirmeye çalışmanın mantığı yok. Ama ABD, AB ve Rum – Yunan tarafı ısrarla buna çabalıyor. Dahası, adada federasyon olmaz, Rumlar üniter bir devlet yapısı istiyorlar. “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni böyle görüyorlar.

TÜRKİYE GARANTÖRLÜKTEN VAZGEÇEMEZ
4) Kıbrıs’ta iki eşit, iki egemen, iki ayrı devlet ve iki farklı halk var. Türkiye’nin Kıbrıs’ta stratejik güvenlik çıkarları var. O nedenle garantörlükten vazgeçmek değil, onu daha da etkin kılmak, fiilen pekiştirmek, iki kesimlilik konusunda ısrar etmek, toprak, harita, nüfus, mülkiyet konularında ödün vermemek gerekiyor. Rumlar, Türklerden yüzde 7’ye yakın toprak istiyorlar (Karpaz dahil). Oysa taraflar, garanti ve ittifak anlaşmaları üzerinde tam uzlaşmaya varmadan, toprak ve mülkiyet konusu gündeme getirilemez.

5) Mülkiyet sorunu, siyasal katılım ve hukukla doğrudan ilgili. Bu nedenle Rumlar, nüfus ve mülkiyet üzerinden, orta vadede, kuzey kesiminde de üstünlük elde etmenin arayışı içindeler. AB müktesebatından da yararlanarak, kuzeyde nüfus olarak çoğalmanın, demografik yapıyı değiştirmenin hesabını yapıyorlar. Mustafa Akıncı’nın toprak konusunda verdiği büyük tavizleri yeterli bulmuyor, fazlasını istiyorlar. Kısmen de başarıyorlar. Zira gelinen noktada Türk tarafı, Annan Planı’nın bile gerisinde hükümleri kabul ediyor. Oysa reddedilen bir planın müzakerelerde temel alınması yanlıştır. Belirtelim; Annan Planı kabul edilseydi, güneydeki 160 bin Rum kuzeye yerleşecekti. Kuzeydeki Türkler zamanla azınlıkta kalacaktı. Çünkü adadaki Rum nüfus, Türk nüfusun kabaca 4 katı.

6) Rumlar, adanın tamamının tek egemeni olmak istiyorlar. Türkleri de azınlık cemaati olarak görüyor, zaman içinde eriteceklerini ya da adadan yollayacaklarını düşünüyorlar. Türk tarafının, Kıbrıs’ta şimdiye dek elde ettiği garanti, hak, kazanım ve yetkileri müzakereye açmasından da yararlanıyorlar. 1959 – 60 Zürih ve Londra garanti ve ittifak anlaşmalarının feshedilmesiyle, Türk Barış Gücü’nün adadan çekilmesiyle, Kıbrıs’ın Girit misali elden çıkacağını biliyorlar.

YUNANİSTAN TÜRKİYE’Yİ ÇEVRELEMEYE ÇALIŞIYOR
7) Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi, AB çatısı altında buluştular. Türkiye’yi Ege ve Akdeniz’de çevrelemenin hesabını yapıyorlar. Girit ve Rodos’tan sonra Kıbrıs ta tamamen Rum – Yunan tarafının olursa, Yunanistan Türkiye’yi batıdan ve güneyden çevreler. Türk ticaret gemileri, Yunanistan’dan izin almadan açılamaz.

8) Kıbrıs konusunda, hem adadaki Rumlar arasında hem de Yunanistan’da tam bir ulusal uzlaşma var. Kilise de komünistler de bu konuda aynı çizgideler. Batı emperyalizmi de soruna Haçlı zihniyetiyle yaklaşıyor. Adadaki meseleye Müslüman – Hristiyan karşıtlığı üzerinden bakıyor. Eğer batı, Kıbrıs konusunda iyi niyetli ise 2004’te Annan Planı oylanmadan önce verdiği sözleri tutardı. Kıbrıs Türklerine uyguladığı ambargoyu kaldırırdı. Plana yüzde 65 evet demiş Türkleri cezalandırmaya devam etmezdi. Bunların hiçbirini yapmadı.

9) Türk tarafı şunu unutmamalı: Eğer ada 1974’ten bu yana kimsenin burnu kanamadıysa, Kıbrıs Barış Harekâtı ve kuzeydeki Türk Barış Gücü sayesindedir. Adada Türklerin ve Rumların iç içe yaşayabileceğini düşünmek hayalciliktir.

10) Kıbrıs adasındaki gelişmeleri, adanın çevresindeki enerji zenginliğiyle, İsrail’e olan yakınlığıyla, Akdeniz jeopolitiğiyle, Suriye ve Irak başta olmak üzere Ortadoğu’daki gelişmelerle birlikte düşünmek gerekiyor.
Kıssadan Hisse: Türkiye Kıbrıs’ta gerilerse, Anadolu’da da gerilemeye başlar.

Gönderen Yönetici . Siz Bu Kayıt İçin Herhangi Bir Yanıt Takip Edebilirsiniz RSS 2.0 Yasal Uyarı: Yayınlanan/haberin Tüm Hakları Tarafsız Haber ve Matbaacılık A.Ş'ye Aittir.Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Köşe Yazısı/Haberin Tamamı Özel İzin Alınmadan Kullanılamaz. Ancak Alıntılanan Köşe YazısıHaberin Bir Bölümü, Alıntılanan Habere Aktif Bağlantı Verilerek Kullanılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın;

Yazı Linki:
Site kodu:
Forum kodu:

Güncel Döviz, Altın Fiyatları

altın fiyatları altın

Köşe Yazıları

Haftalık E-bülten üyeliği için aşağıdaki alana E-posta adresinizi yazın

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tarafsız Habere aittir. Alıntı yapılsa bile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2008 - 2017 Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. CRM Bilişim Group..