Her fırsatta ilaç içiyoruz

2017 de Dünya toplam ilaç harcamasının 1.2 Trilyon dolar olacağı bilinmekte. Türk İlaç Pazarı hızla büyüyen bir pazar. Nüfusun fazlalığı yanında siyasilerin liberal ekonomik politikaları itirazsız kabullenişiilaç tekellerinin iştahını kabartmakta. Türkiye’de ilaç pazarının yıllık ortalama büyüme miktarı %15 üstünde. 2015-2016 yıllarında büyüme %16.2civarında olup 2016 da ki büyüme ile ilaç piyasası 18 milyar TL ye ulaştı.

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği raporunda Türkiye’deki kişi başına düşen yıllık ilaç tüketiminin OECD ülkeleri ile karşılaştığında düşük olduğunu savlamakta. Ancak ilaç kullanımının mukayesesinde en önemli kriter ilaç kullanımının ulusal gelire oranı.Bu nedenle OECD ülkeleri arasında ilaç tüketiminin ulusal gelire oranı hesaplandığında tablo tersine dönmekte. Türkiye tüm gelişmiş ülkeleri geride bırakmakta. Türkiye’de ilaç tüketiminin ulusal gelire oranı ilaç tüketimde açık ara dünya lideri olan ABD’den bile yüksek.

İLAÇLAR HİÇBİR DENETİM OLMADAN REÇETELENİYOR
İlaç kullanımının kontrolsüzlüğünü anlatmak için elimizde sayısız veri var. Bunlardan bir grup Mide ilaçları. Omeprazole, esomeprazole, lansoprazole gibi ilaçlar Proton Pompa İnhibitörü (PPI) ilaçlar olarak bilinirler. PPI ilaçlar Dünya’da ve Türkiye’de antibiyotik ve statinlerden sonra en sık reçete edilen ve kullanılan üçüncü sıradaki ilaçlar. Bu ilaçlar Türkiye’deki ilaç pazarındaki yerleri tek tek bakıldığında bile ilk on ilacın arasında. Bu ilaçların bir yıl öncesine göre satış rakamlarındaki artış %13-17 arasında değişmekte.

Milli gelirin düşük, protein kaynağı gıdaların sınırlı ve pahalı olması sebebiyle aşikar bir protein açlığı çeken toplumumuzda, ilaçlara harcanan paranın ciddi denetimi gerekli olmasına rağmen hiçbir denetim olmadan reçetelenen bu ilaçların gerçeğini bilmemiz sağlıktaki vurgunu görmemiz için önemli. Zira PPI ilaçları %70’e varan oranda endikasyon dışı kullanılmakta.

PPI İLAÇLARI CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI YARATIYOR
Mide hücreleri mide asidi üretmek için bir proton pompası kullanır. PPI ilaçlar bu pompayı bloke etmek için dizayn edilmiş olup üretilen asidin miktarını azaltırlar. PPI ilaçlar sadece mideyi hedef almadıkları gibi, genellikle de mide asidi kronik mide yanmasının birincil tetikleyicisi değildir. Bu grup ilaçlar asit üreten ve proton pompası mevcut bütün hücreleri bloke ederler. Bu da PPI’lerinin oluşturduğu yan etkilerin temel nedenidir.

İnsan hücrelerinde asit üretimi özel metabolizma ve hücre fonksiyonlarının artık ürünlerinin temizliği için zorunludur, üretimi bloke edildiğinde toksinler hücre içinde birikirler ve bu da ciddi sağlık sorunlarına neden olur.

Fazla mide asidi sıklıkla mide yanmasının sebebi değildir. Tam tersi daha doğrudur. Zira midedeki düşük asit mide barsak sisteminde patolojik mikropların üremesine ve gaz oluşmasına sebep olur; aşırı gazın oluşturduğu basınç mide yutma borusu (yutak) arası kapağın açılmasına, asidin yutma borusuna kaçmasına ve dolayısıyla mide yanması diyerek isimlendirdiğimiz semptomun oluşmasına neden olur.

PPI ilaçlar FDA tarafından ilk kabul edildiğinde 6 haftadan uzun süre kullanmamak şartı konmuştur. Ancak son yıllarda 10 yıldan az süre ilaç kullanan bulmak zordur. Bu ilaçların uzun süreli kullanımı ciddi sağlık problemleriyle birlikte:

PPI ilaçların uzun süreli kullanımı sindirim sisteminde fazla bakteri üremesine neden olmakta; bu da gıdaların emilim bozukluğuna ve mide duvarının iltihabına neden olmakta.Gıdaların sindirim ve emilim bozukluğunun en sık sebebi mide asit üretiminin azalması. Bu sorun yaşlılarda ve uzun süre bu grup ilaçları kullananlarda fazla. Çünkü asit gıdadaki proteinleri parçalar, hormon ve enzimleri aktifleştirir ve sindirim sistemini aşırı bakteri üremesine karşı korur. Asit yokluğu, demir ve mineral eksiklikleri, proteinlerin eksik sindirimi, B12 vit eksikliği, magnezyum eksikliği ile de birlikte. Düşük magnezyum seviyeleri de kas spazmları, kalp çarpıntıları ve konvülsiyonların sebebi.

YAN ETKİLERİ NEDİR
PPI ilaçlar mide asidini düşürerek mide yanması hazımsızlık şişkinlik ishal geğirme ve gaz gibi şikayetlere neden olurlar.İnsanların ağızları, yutma borusu ve bağırsakları flora olarak isimlendirilen normal bakterilerin bulunduğu bölgeler, ancak midede bakteri olmaz. Mide asidi gıdalarla ve içeceklerle alınan çoğu mikrobu öldürür ve sindirim sistemini patolojik mikropların üremesine karşı korur. Aynı zamanda bu asit bağırsaklarda patolojik mikropların aşırı üreyerek geriye doğru mideye ve yutma borusuna kaçmasını engeller. Azalmış mide asidi mide pHsını değiştirir ve dışardan gelen bakterilerin üremesine zemin sağlar. PPI ilaçlar mide asidini %90-95 oranında azaltır ve bu da salmonella, şigella, giardia ve listeria gibi tehlikeli mikropların üremesine zemin sağlar. Bazı çalışmalar bu ilaçların kullanımıyla zatürre, tüberküloz ve tifo gelişimi arasında ilişki göstermiştir. Bağırsak florasının değişimi insanın savunma sistemini etkiler ve her tür enfeksiyon riskini artırır. Bazı çalışmalar bu ilaçların beyaz küre diyerek isimlendirdiğimiz savunma hücrelerinin fonksiyonlarını bozduğunu göstermiştir. Mide asidini düşürmek Kalsiyum emilimini de bozar ve osteoporoza neden olur. Çalışmalar PPI ilaçlarının uzun süre kullanımıyla kalça kemiği kırılması arasında ilişki göstermiştir. Süre uzadıkça kırık riski yükselmektedir. PPI ilaçlar vücuttaki bütün hücreleri etkiler; böbrek hastalığı, kalp krizi, demans gibi hastalıklara neden olma gerekçesi bu sebepledir. Geçmişte PPI ilaçların akut interstisyel nefrit olarak isimlendirilen ciddi bir böbrek sorunuyla birlikte olduğu gösterilmiştir. 10.000 kişi üzerinde yapılan yeni bir çalışmada da kronik böbrek hastalığı ile ilişkisi tescillenmiştir. PPI ilaçların 75 yaş üstü hastalarda demans gelişmesiyle ilişkisi de gösterilmiştir. 75 yaş üstü 73.000 insanda yapılan bir çalışmada bu ilişki mutlak olarak gösterilmiş. Düzenli olarak 7 yıldan uzun süre kullananlarda demans gelişme riski çok yükselir. Stanford Üniversitesinde yapılan bir çalışmada PPI ilaçlarının kalp krizlerini tetiklediği de gösterilmiştir.

BIRAKMASI ÇOK ZOR
Bu ilaçların kullanımında en ciddi problem bu ilaçların bırakılmasındaki zorluk. Zira bu ilaçlar mide asidini azaltınca midede aside duyarlı hücreler asit yokluğuna binaen çoğalırlar ve daha fazla asit üretirler. Bu nedenle ilaç kesildiğinin ertesinde midedeki asit salgılayan hücreler daha fazla asit üretirler ki buna “geri tepen etki” denir. Bu aşamada aynen bir bağımlılık gibi sürekli ilaç alma zorunluluğu ortaya çıkar.

Türkiye’de PPI ilaçların kullanımı spesifik mide-barsak sistemiyle uğraşan hekimlerle ve süreyle sınırlandırılmadığı sürece bu grup ilaçların kontrolsüz kullanımı hem ekonomik hem de sağlık yönüyle toplumu bitirecektir. Bu topluma bir ihanettir ve ihanet toplumsal kırılmanın en büyük gerekçesidir.

Gülümser Heper

Gönderen Yönetici . Siz Bu Kayıt İçin Herhangi Bir Yanıt Takip Edebilirsiniz RSS 2.0 Yasal Uyarı: Yayınlanan/haberin Tüm Hakları Tarafsız Haber ve Matbaacılık A.Ş'ye Aittir.Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Köşe Yazısı/Haberin Tamamı Özel İzin Alınmadan Kullanılamaz. Ancak Alıntılanan Köşe YazısıHaberin Bir Bölümü, Alıntılanan Habere Aktif Bağlantı Verilerek Kullanılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın;

Yazı Linki:
Site kodu:
Forum kodu:

Güncel Döviz, Altın Fiyatları

altın fiyatları altın

Köşe Yazıları

Haftalık E-bülten üyeliği için aşağıdaki alana E-posta adresinizi yazın

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tarafsız Habere aittir. Alıntı yapılsa bile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2008 - 2017 Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. CRM Bilişim Group..